BAŞKA..

Köy otobüsündeyiz.. Bir ilçenin otogarında durduk, otobüsün muavinini aldık, tekrar harekete geçtik. 
Muavin biner binmez selamladı herkesi..
Suları dağıtıyor.. Hemen herkesi tanıyor mu, yoksa çok da tanışmaya gerek yok mu, şakalaşmak, sohbet etmek için..
Herkes konuşuyor, gülüyor, çok güçlü bir etkileşim var otobüste..
Farklı bir ortam.. Sıradanlığın, basitliğin yarattığı çok yüksek bir enerji..
Hiç duymadığım şarkılar çalıyor.. Sanki hepsi birbirinin aynısı..
Çok kayalık bir köyden geçiyoruz,  çok güzel kayalar var.. Sonra anason tarlaları başlıyor..
Garip bir koku var, anason kokusunu seçebiliyorum, ama diğer kokular yabancı..
Kitabımı çantama geri koyuyorum, seyretmek daha güzel.. 
Düşünüyorum..
..insanların, farklı hayatlara, ortamlara karışmalarının ne kadar önemli olduğunu..
..bütün hayatı aynı ortamda, aynı standartlarda geçen bir insanın yaşadığı etkileşimlerin sayısını, türlerini.. Alıştığı hayatın içinde kıpırdamadan, kendi konforlu yaşamından beslene beslene, sonunda nasıl gıdasız, sağlıksız bir hale geldiğini.. 
İnsan, diyorum, farkına varsa..
..şöyle biraz kendi döngüsünün, standart hayatının dışına çıkıp da yeni etkileşimlere, hayatlara karışsa..
..sohbetlerin, seslerin, dertlerin, iletişimin farklı olduğu bambaşka hayatlar görse.. Bambaşka manzaralar, farklı resimler, kesitler..
Hani, bir kitapla, bir filmle ya da  bir tiyatro oyunuyla, bir süreliğine de olsa başka dünyalara kayıyor ya aklımız, ruhumuz..
Nasıl iyi geliyor bize..
Onun gibi, ama daha fazla zorlayarak..
Kitap sayfasında bulduğuyla yetinmeyerek.. Sahneye çıkarak..
Karışsa.. Zenginleşse..

Karıştıkça zenginleşse..

Sağlıcakla..
0 Paylaşımlar

YAPILAN YORUMLAR : “BAŞKA..

  1. Çok okuyan mı yoksa çok gezen mi sorusunun yanıtı gibi bir yazı olmuş. Çok gezerken okuyan desek daha doğru olacak sanırım. İnsanın bazen sadece etrafı izleyerek günlerce yolculuk yapası geliyor. Yeni yeni yerler görmek istiyor. Yeni insanlar tanımak ve keşfetmek istiyor. Ama hayat hep bir yerimizden tutup çekiyor bizi. Bırakmıyor istediklerimizi özgürce yapalım. Hayat bizden mi korkuyor acaba? Kaptırıp gitmemizden, dönmememizden…

  2. Evet, ben de yazdıktan sonra okurken benzettim.. Hayatın bizden korktuğunu pek de zannetmiyorum aslında, ama gerçekten de bazen tutup çektiğini ben de düşünmüyor değilim. 🙏

  3. Otobüste yolculuk yaparken kulaklığı takıp müzik dinlemek mi, yoksa otobüstekilerle etkileşim mi ya da camdan dışarı bakıp sürekli değişen doğa tablolarına dalmak mı? Cevabımız birim ruh halimiz ve karakterimiz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir